Haber Detayı
25 Mart 2015 - Çarşamba 19:20
 
DÜŞ UÇURUMU – RÖPORTAJ
RÖPORTAJ Haberi


DÜŞ UÇURUMU – RÖPORTAJ Bu hafta, genç şair Ramazan Yılmaz ile ilk kitabı “Düş Uçurumu”nu konuştuk. İlk kitabını çıkarma heyecanını yaşayan şair, hayli iddialı şiirler kaleme almış. Ünlü yazar Amodo’nun,  “Yazmak, insanın iç gerekliliğine verdiği bir yanıttır.” tespitine sonuna kadar katılan Yılmaz, bu inançla kalem oynatmakta ve çevresi tarafından “şiiri sevdiren adam” sıfatıyla anılmaktadır. Ramazan Yılmaz’a ilk kitabı için hayırlı olsun dileklerimizi sunuyor, başarılar diliyoruz. Sizleri de bu güzel röportajla baş başa bırakıyoruz…   1.Ramazan Bey kendinizi tanıtır mısınız ? Aslında kendimi tanıtmayı, anlatmayı beceremiyorum ve belki de bu yüzden şiir yazıyorum. Ama size doğduğum yeri ve eğitim hayatımı kısaca anlatayım. Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesine bağlı Kucak Köyü’nde ailenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldim. Öğrenim hayatıma Kucak Köyü ilköğretim Okulu Birleştirilmiş Sınıfı’nda başladım. Eğitim hayatım açısından zor bir dönemdi bu benim için. Okulun birleştirilmiş sınıf olması yani birinci sınıftan beşinci sınıfa kadar bütün öğrencilerin aynı sınıfta ders görmesi manisa temizlikkça güçtü. Ortaokula Viranşehir Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’nda başladım. Buradan bazı özel nedenlerden dolayı ayrıldım. Daha sonra Eyüpnebi İlköğretim okulunda devam ettim eğitimime.  Liseyi Viranşehir Fatih Sultan Mehmet Lisesi’nde denizli escortladım. 2011 yılında Antalya Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümü’nü kazandım. Halen burada son sınıf öğrencisiyim.   2.İlk kitabınız olan "Düş Uçurumu"nun kitaplaşma serüvenini anlatır mısınız? “Düş Uçurumu” benim ilk göz ağrım (ya da ilk yürek ağrısı mı diyelim) olması açısından önemli bir yere sahip. Çocukluğumdan beri edebiyatın ve şiirin içindeyim. Lise yıllarımda şiirlerimi çevremle paylaşmaya başladım. Tabi o şiirlerin ne kadar başarılı manisa temizlikğu ayrı bir tartışma konusu. Ama aldığım geri dönütler beni bu alanda kamçıladı. ileriki zamanlarda belli başlı dergilere şiir gönderdim. Bunlar da yayımlanınca cesaretim daha da arttı. Şiirde biraz olgunlaşmayı ve pişmeyi bekledim çünkü insan hangi alanda olursa olsun kendini yeterli bulmamalı. Yeterli bulduğu anda icraatları aksayacak ve yara alacaktır. Ben de kendimi şiirde hiçbir zaman yeterli bulmadım ve bulmayacağım. Fakat bir alanda bir şey inşa etmek istiyorsanız, ilk kazmayı vurup temeli atmanız lazım. Bütün bu süreçlerden sonra artık birikimlerimi bir kitapta toplamaya karar verdim. Bir yazarın kitabı çocuğu gibidir derler. “Düş Uçurumu” edebiyatta kuracağım binanın ilk kazması, temeli ve ayrıca ilk çocuğumdur.  Neticede Gece Kitaplığı Yayınları’ya bu çocuğu sizlerle buluşturduk.   3. Kitabınızın içeriğini biraz anlatır mısınız ? “Düç Uçurumu” çocukluğumun, gençliğimin, sevda serüvenlerimin izlerini taşıyan bir şiir kitabıdır. Kitapta aşk, özlem, yalnızlık temaları biraz ağır basıyor. Şiirlerimde belli bir konudan söz etmek eksik ve yanlış olur. Konusu hayattır diyelim.   4. Kitabınızı piyasadaki diğer kitaplardan ayıran faktörler var mıdır, varsa nelerdir ? Bu sorunun cevabını şiir eleştirmenleri ve okuyucu vermeli diye düşünüyorum. Hepimizin içsel dünyası, hayat tarzı ve elbette görüşleri çok farklıdır. Bizim yazdığımız bize çekici, güzel ve farklı gelebilir. Bu, korkunç bir ölçüt olur. Asıl önemli olan buna okuyucunun karar vermesidir.   5. Okuyucularınızdan nasıl tepkiler aldınız ? Her yazar- şair yazdıklarının okuyucuya geçmesini ister. Bunu beğenilme kaygısıyla karıştırmamak gerek. Bu bağlamda şiirlerimin okuyucuya geçtiğini gördüm. Okuyucunun şiiri sahiplenmesi, hayatının bir parçası haline getirmesi manisa temizlikkça önemlidir. Bunun dışında okuyucuya şiiri sevdirtmek ve benimsetmek de önemlidir. Daha önce şiire yabancı manisa temizlikğunu, şiiri sevmediğini söyleyen kişilerin “Bana şiiri sevdirten adam” tabiri kullandığını görmek güzel elbette. İnsanları günlük hayatın yorgunluğundan, yoğunluğundan, sıkıntılarından, acılarından bir nebze de olsa uzaklaştırıp onları anlamayı ve onlara bir nefes aldırmayı başarabildiysem ne mutlu bana. Çünkü şiir hayat içinde bir nefestir.   6.Genç bir yazar olarak yazma serüveniniz nasıl başladı ? O zaman çocukluğuma geri dönelim. Kendime bazı sorular sorduğum vakit başladım diyebilirim. İnsanın varoluş amacı, insanın doğayla, insanın insanla ilişkisini sorguladığımda…  Jack Kerouac “Öylece ölüp gidemeyiz, insanın en azından şarap ve şiire ihtiyacı var.” der.  İşte bu söz aslında ne demek istediğimi çok iyi özetliyor. Bununla birlikte elbette usta şairlerin de yazmamda büyük etkileri var. Henüz 13-14 yaşlarındayken okul harçlığımla, bozuk paralar biriktirerek Atilla ilhan’ın “Duvar” adlı şiir kitabını almıştım. Bu kitap sayesinde hissiyatımın şiire ait manisa temizlikğunu fark etim. Daha sonra Cemal Süreya, Ahmet Arif, Cahit Sıtkı, Orhan Veli’yi okudukça onlardan biri manisa temizlikm kendi içsel dünyamda. Her insan derin bir kuyu gibidir. Ben kendi kuyumdaki incelikleri ancak şiirle görebildim ve şiirle anlatabildim. Çünkü şiir gerçekten insanın görünmeyen tarafıdır.   7. Yaşadığınız coğrafyanın kültürel anlamda size, dolayısıyla kitabınıza nasıl bir etkisi manisa temizlik ? Edip Cansever, Mendilimde Kan Sesleri adlı şiirinde şöyle der : “İnsan yaşadığı yere benzer. O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer. Suyunda yüzen balığa, Toprağını iten çiçeğe, Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine.” Elbette bu böyledir. Her insan kültürünün bir parçası ve ürünüdür. Bundan sıyrılmak mümkün değil. Tabi sıyrılmaya çalışmak da ayrı bir acizlik. Dolayısıyla şiirlerimde çocukluğumun geçtiği yolların, çobanlık yaptığım bozkırların, suyunu içtiğim kuyuların. Halkımın türküleri, annemin anlattığı masallarının izi var ve hep olacaktır. Yalnız bir konuda zorlandığımı söyleyebilirim. Çekirdeğinde yetiştiğim dil Kürtçe fakat yazdığım dil Türkçe olunca işler biraz karışıyor. Kürtçe hissediyor, düşünüyor ama Türkçe yazıyorsanız şiir yazmaya bir sıfır yenik başlamış oluyorsunuz. Bu şiir dilini çok etkiliyor. Çünkü her iki dilin yapıları çok farklı. Kitapta okuyucu bunun farkına varacaktır. Ama ben her iki dilin inceliklerini şiirin ezgisinde buluşturmaktan büyük haz alıyorum.   8. Yüzyıllarca yazarlar, aydınlar ve düşünürler "yazı yazma" eyleminin oluşumu ve beslendiği kaynaklara dair çeşitli görüşler ileri sürdüler. Size göre "yazı yazma" fikrini oluşturan yapı taşları nelerdir ve "yazı yazma" eylemi neyi ifade ediyor? Evet, bu konuda çok şey yazıldı. Hepsi de birbirini denizli escortlayan doğru görüşler. Ama ünlü yazar Amodo şöyle der “Yazmak, insanın iç gerekliliğine verdiği bir yanıttır.” Gerçektende öyle değil midir? İnsan sadece davranışları ve söylemleriyle ibaret değildir. İnsanın bir de iç dünyası vardır. O dünyamızda bazen hiç olmayan bir şeyi arzu eder. Bazen ise var olan gerçeği reddederiz. İnsan sürekli kendisiyle bir çatışma halinde yaşar. Bu arzular, redizmir escortşler ve çatışmalar insanı yazma eğilimine yönlendiriyor ve kağıda döküldüğünde bir gerçeklik kazanmış oluyor. Bu gerçeklik sizin ürününüz manisa temizlikğunda müthiş rahatlıyorsunuz. Yazı yazma eylemi benim en büyük ihtiyacım. Genelde bana bunu sorduklarında  “Bir çöl ortasında okyanuslara uzandığım ve okyanusun kıyısında dolaştığım güzelliktir” diyorum şiire… Kendi bilinçaltımızda, ruhumuzda biriken sıkıntılar, acılar gün gelip canınızı yakmaya başladığında bunu ancak yazarak dışarıya atmış oluyorsunuz. Ben buna “şiir sancısı” diyorum. Nasıl ki bir kadın dokuz ay çocuğu karnında taşıyor, büyütüyor ve büyük bir sancı ile doğuruyorsa, bizler de içimizde biriken o sıkıntıyı, acıyı şiir olarak doğurmuş oluyoruz. Bu biraz da ilham izmir escortğimiz şeydir. Behçet Necatigil’in şöyle bir sözü vardır : ”İlham, bilinç ve bilinçaltındaki algılar birikimidir.” Tabi bu sadece şiir için geçerli değil. Diğer edebi türler deneme, roman vs. için de geçerli.   9. Son olarak, okuyucularınıza neler söylemek istersiniz ve kitabınızı nereden temin edebilirler ?  Okuyuculara elbette şiire sahip çıkmalarını söyleyebilirim. Maalesef şiir edebiyatımızda üvey evlat muamelesi görüyor. Bugün herhangi bir kitapçıya girip şiir kitabı sorduğunuzda sizi arkalarda bir yerde hiç görünmeyen küçük raflara götürüyorlar. Şiirin hakkettiği muamele bu değildir. Ki zaten toplum ne kadar şiirden uzak kalırsa o kadar kötüye gider. Çünkü şiir geçmişten günümüze temiz gelmiş ve temiz kalmış tek şeydir. Neredeyse insanoğlunun dokunduğu her şey kirleniyor. Şiir ise bütün dokunuşlara karşı tertemiz ayakta kalmayı başarmıştır. İkinci bir isteğim ise sadece şiir okuyarak usturuplu sözler paylaşarak iyi ve doğru bir insan olmuş olmayız. Biraz şiiri özümsemeli ve şiir gibi yaşamalıyız. Kitap, internet üzerinden yaklaşık 30 kitapevinde satışa sunuluyor. Oradan temin edebilirler. Bizzat benimle iletişime geçen arkadaşlar da oluyor. İlgilisine her zaman yardımcı olmaya çalışıyorum.   10. Ramazan Bey bu güzel röportaj için teşekkür ederiz… Ben teşekkür ederim Ali Bey bu güzel röportaj için.   ALİ AYDEMİR 24.03.2015
Kaynak: Editör: Hakan Yakın
 
Etiketler: DÜŞ, UÇURUMU, –, RÖPORTAJ,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir FK
69
0
5
9
20
34
2
Trabzonspor
65
0
5
11
18
34
3
Beşiktaş
62
0
10
5
19
34
4
Sivasspor
60
0
8
9
17
34
5
Alanyaspor
57
0
9
9
16
34
6
Galatasaray
56
0
8
11
15
34
7
Fenerbahçe
53
0
11
8
15
34
8
Gaziantep FK
46
0
10
13
11
34
9
Antalyaspor
45
0
11
12
11
34
10
Kasımpaşa
43
0
15
7
12
34
11
Göztepe
42
0
14
9
11
34
12
Gençlerbirliği
36
0
16
9
9
34
13
Konyaspor
36
0
14
12
8
34
14
Denizlispor
35
0
17
8
9
34
15
Çaykur Rizespor
35
0
19
5
10
34
16
Yeni Malatyaspor
32
0
18
8
8
34
17
Kayserispor
32
0
18
8
8
34
18
MKE Ankaragücü
32
0
16
11
7
34
Özlü Sözler
Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki !


Mevlana
Bir Hadis
Allah Rasûlü; “Din nasihattır, samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.


SADİ
Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı