Kemal Kahraman
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. İHMALİN SESSİZ ÇIĞLIĞI: KIRIK CAMLAR

İHMALİN SESSİZ ÇIĞLIĞI: KIRIK CAMLAR

featured

İHMALİN SESSİZ ÇIĞLIĞI: KIRIK CAMLAR

Her sabah işe giderken eski bir binanın yanından geçiyorum. Günlerdir camı kırık duruyor. Ne tamir eden var ne de dönüp bakan. O camın önünden her geçişimde, kendi içimdeki kırıkları da fark ediyorum.

Bir sabah yürürken düşündüm: O cam sadece fiziksel bir hasar değildi. İlgisizliğin, umursamazlığın, “bana ne” duygusunun bir yansımasıydı. Önce cam kırıldı, sonra çöpler birikti, duvarlar karalandı.

Ve kendime şu soruları sordum: Hayatımızda hangi camlar kırık? Hangi küçük ihmalleri görmezden geliyoruz? Hangi “bir kerelik” davranışlar, daha büyük sorunların habercisi oluyor? Hangi sessizlikler, gelecekteki kırılmaların ilk sinyali?

Bu düşünceler beni 1982 yılında James Q. Wilson ve George L. Kelling’in ortaya attığı Kırık Cam Teorisi’ne götürdü.

Teoriye göre küçük bozulmalar, zamanla daha büyük düzensizliklerin ve suçların kapısını aralar.

Bir mahallede tek bir cam kırılıp onarılmazsa, kısa sürede diğer camlar da kırılır; çünkü o kırık cam, herkese başka camları kırma izni verir.

İhmal bulaşıcıdır; tıpkı düzen gibi.
Bu teori yalnızca bir fikir olarak kalmadı; uygulamaya da geçirildi. Örneğin, 1990’larda New York’ta uygulanan “sıfır tolerans” politikası bu yaklaşıma dayanıyordu. Küçük suçlara karşı sert önlemler alınarak, daha büyük suçların önüne geçilmesi hedeflendi. Bu yöntem, bazı eleştiriler alsa da, suç oranlarında belirgin bir düşüş sağladı.

Tıpkı şehirlerde olduğu gibi, insan ilişkilerinde de, tüm kurumlarda da aynı kural geçerlidir. Küçük ihmaller zamanla büyür; düzeni zedeler, güveni sarsar.
İş yerinde bir çalışan sürekli geç kalıyor ama kimse bir şey demiyorsa, ilk cam o anda kırılmış olur.

Zamanla diğerleri de aynı dikkatsizliği gösterir; işler aksar, kalite düşer ve umursamazlık yayılır.

Bir müşteri şikâyeti yanıtsız kaldığında “Aman canım, bir kerelik hata” deniyorsa, o hata büyür ve kurumsal kültüre yerleşir.
Eğitimde de küçük aksaklıklar büyük sonuçlar doğurur.

Bir öğretmen derse geç kalıyor ama kimse bunu dile getirmiyorsa, öğrenciler de aynı davranışı sergiler.

Kirli koridorlar, bakımsız lavabolar, yazılarla dolu duvarlar öğrencilerin kendini değersiz hissetmesine yol açar.

Fiziksel düzen, zihinsel düzenin aynasıdır.
Her onarılan küçük kırık, öğrencinin öğrenme isteğini ve aidiyet duygusunu güçlendirir.

Aile içinde ise ihmalin şekli daha sessizdir.
Bir çocuk söz verip yerine getirmediğinde, anne ya da baba “Bu seferlik affedelim” diyorsa, o evdeki ilk cam kırılmış demektir.
Taviz tavizi doğurur; küçük esneklikler zamanla alışkanlığa dönüşür, ses tonları yükselir, sevgi yavaşça uzaklaşır.

Bir ailede düzeni ve huzuru sağlamanın yolu, küçük kırıkları hemen onarmaktan geçer.

Aileden topluma uzandığımızda, ihmalin etkisi daha da görünür hâle gelir.
Kaldırıma atılan bir plastik şişe yerden alınmazsa kısa sürede orada bir çöp yığını oluşur.

Trafikte emniyet şeridini ihlal eden sürücüye ceza kesilmezse, ertesi gün onlarcası aynısını yapar.

Kuralların uygulanmadığı yerde, kuralsızlık kural olur.

Bir parkta duvarlar karalanıyor ama kimse temizlemiyorsa, kısa sürede tüm duvarlar yazılarla dolar.

Görsel kirlilik, zihinsel kirliliği besler.
Toplumsal düzen bir bina gibidir; ilk cam onarılmazsa, bina kısa sürede tanınmaz hâle gelir.

Her ihmal, başkalarını izlemeye davet eder.

Çünkü insanlar çevrelerinden etkilenir.
Düzen de bulaşır, ihmal de.
Dijital dünyada da aynı ilke geçerlidir.
Bir web sitesindeki bozuk bağlantı, bir uygulamadaki hatalı sayfa veya cevapsız kalan geri bildirim, “Biz sizi dinlemiyoruz” mesajı verir. Her paylaşım bir cam gibidir; kırılmadan önce özenle hazırlanmalıdır.

Belki de yeniden sormalı:

Hangi camları görmezden geliyoruz?

Hangilerini onarmaya çalıştık?

Unutmayalım, bir cam kırıldığında sadece cam değil, güven, düzen ve umut da çatlar.
Bazen bir camı onarmak, yalnızca düzeni sağlamak değildir.

Bir hayatı yeniden kurmayı, birbirimize olan inancı ve insanlığın özünü korumayı, bir toplumu yeniden inşa etmeyi de içerir.

O yüzden her birimizin görevi, fark ettiğimiz o ilk çatlağı görüp onarmaktır.

Kemal Kahraman 

İHMALİN SESSİZ ÇIĞLIĞI: KIRIK CAMLAR
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. Yüreğine kalemine sağlık çok güzel anlatmışsınız ve bu kırık cam ilk kırıldığı zaman onarılsaydı hiç bir kırık cam kalmazdı evladımıza sadece bir defa tolerans tanıdığımız zaman ilk cam orda kırılıyor ve tamiri bayağı bir zaman alıyor zaten bize ne olduysa azar azar oldu Cumamız pazar oldu
    Sürçü lisan ettiysek affola
    Selam ve dua ile

  2. 3 Kasım 2025, 09:39

    👍👍👍

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.