Kemal Kahraman

Yılbaşının Bana Hatırlattıkları

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yılbaşının Bana Hatırlattıkları

Acısı ve tatlısıyla, hüznü ve sevinciyle milâdî 2023 yılının sonuna geldik. Yeni yılın kalıcı barış, huzur, sağlık, başarı ve sâlih amellerle dolu geçmesini diliyorum.

Her yılbaşı kendini kaybetmiş, yaşamı anlamsızlaşmış insanlara; yaratılış hikmetinin, amacının, sorumluluğunun ve kısa bir süreliğine de olsa sırasıyla Allah ile kendisiyle, sosyal çevresi olan ailesi, akrabaları ve komşularıyla toplum ile ilgili olarak durup düşünme ve geçmişin muhasebesini yapma fırsatını sunmaktadır.

Yılbaşı -ben de dâhil- herkese farklı farklı şeyler hatırlatır.

 Mesela bana; zamanın su gibi akıp gittiğini ve bir daha asla geri gelmeyeceğini, dünyanın ve içindekilerinin ebedi olmadığını aksine fani/gelip geçici olduğunu ve bugünün işini yarına bırakmamam gerektiğini hatırlatır.

Ömür sermayemin hızla tükendiğini, yaprağı dökülen bir ağaç misali fani vücudumun yıkıldığını ve ölen hücrelerimin her geçen gün arttığını hatırlatır.

Değişenin sadece yıl olmadığını; kendimle, ailemle, eş, dost, akraba ve tüm insanlarla ve de en önemlisi Rabbimle olan ilişkilerimin daha da iyi yönde değişmesi gerektiğini hatırlatır.

İnsanı ebedî zarardan kurtaracak yolları gösteren Asr sûresini hatırlatır: ‘’Asra yemin olsun ki, İnsan gerçekten ziyandadır. Ancak iman edip sâlih ameller yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabretmeyi öğütleyenler müstesnâ!’’ ( Asr, 103/1-3.)

Bu dünyaya sınav ve kulluk için gönderildiğimi, dolayısıyla bu yılın imtihanını başarıyla geçip-geçmediğimi, kulluğumu layığıyla yapıp yapmadığımı ve kul hakkına titizlikle riayet edip etmediğimi kontrol etmem gerektiğini hatırlatır.

 Nefisleri muhasebe etmeye çağıran, yaratılış amacımıza uygun bir gelecek planı yapmaya davet eden Kur’an-ı Kerim’in şu âyetini hatırlatır: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Evet, Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Haşr, 59/18.) Ayrıca Allah Resûlünün (s.a.v.) şu hadisini hatırlatır: “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için hazırlık yapandır. Aciz/Zavallı kişi ise nefsinin arzu ve isteklerine uyan ve buna rağmen hâlâ Allah’tan iyilik temenni edendir.” (Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 25.)

İslam’ın ikinci halifesi, adaletin timsali Hz. Ömer’in (r.a) şu sözünü hatırlatır: “Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin, büyük hesap günü için kendinizi hazırlayın! Çünkü kıyamet gününde hesap, ancak dünyada iken kendisini hesaba çekenler için kolay olacaktır.”

 Dinimizin mekruh ve haram saydığı; kültürümüzün çirkin ve kötü gördüğü; Müslümanların örf, adet ve gelenekleriyle bağdaşmayan sözlerden ve davranışlardan uzak durmam gerektiğini hatırlatır.

Bizi biz yapan değerlerin yozlaştırılmasına ve tahrip edilmesine ve doğal olarak arkasından gelen asimilasyona, dini ve milli olan ne varsa bir kenara itilip yerinin gayrı dini ve gayri milli şeylerle doldurulmasına fırsat/izin vermemem gerektiğini hatırlatır.

İnsan, toplum veya devlet baskısı gibi nedenlerle değil, iman etmiş ve ikna olmuş bir müslüman olarak; yuvaların yıkılmasına sebep olan, dostlukları çökertip yerine husumetleri yerleştiren, toplumun içini kemiren, beden ve ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratan, ekonomik açıdan önemli zararlar veren ve diğer taraftan da kişinin Allah’ı anmak ve namaz kılmak gibi Rabbine yakın olmasına ve O’na karşı ödevlerini yerine getirmesine engel olan, dolayısıyla insanın kendi kendini kontrol yetisini zayıflatmasına veya yok etmesine neden olan ve Mâide sûresinin 90 ve 91. Âyetlerinde kesin bir şekilde yasaklanan ‘’içki ve kumardan’’ uzak durmam gerektiğini hatırlatır.

Hatalardan ve günahlardan rücu ederek tövbe ile arınıp; iyiye, güzele, Allah rızasına ve cennete doğru yelken açmam gerektiğini hatırlatır.

Hâsılı her saatimin, her günümün, her ayımın ve her yılımın değerini bilmem gerektiğini ve zamanımı beni yoktan var edip sayısız nimetlerle donatan, bu dünyanın ve öteki dünyanın sahibi, maliki olan yüce Allah’ın istediği gibi yaşamam gerektiğini hatırlatır.

13 Ocak’ı 14 Ocak’a bağlayan gece de çocukların değişik kılıklara girerek “Serê salê binê salê, Xwedê kurekî bide vê malê, Amîn!” diyerek evleri dolaştıklarını; ev sakinlerinin de “wûn gelek sala bibinin, Xwedê we bi hêlî” diyerek tahıl, pestil, kuru üzüm, ceviz, şeker, para v.b ikramlarda bulunduklarını hatırlatır.

Sahi! Yeni yıl size neyi hatırlatıyor?

Kemal Kahraman

31.12.2023

 

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. Seydanın daha sık yazması gerektiğini düşünüyorum. Gerçekten her yazısından ayrı feyz alıyorum. Kaleminize sağlık.

    Cevapla