Kemal Kahraman
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Zirve Değil, Yürüyüş Kutsaldır

Zirve Değil, Yürüyüş Kutsaldır

ZİRVE DEĞİL, YÜRÜYÜŞ KUTSALDIR

 

Hayatta herkesin ulaşmak istediği bir hedef vardır. Ancak çoğu zaman bu hedefler gözümüzde uzak birer zirve gibi görünür. Çünkü bu hedeflere ulaşmak için çıkılan yollar uzun, yorucu ve çoğu zaman yalnızdır. İmkânlarımız sınırlıdır, elimizdeki güç ise azdır.

İster ilim peşinde olan bir öğrenci, ister gerçeği arayan bir bilgin, ister helalinden kazanmaya çalışan bir esnaf, ister kalbini temizlemeye çalışan bir derviş ol; büyük hedefler için yola çıkmak gerekir. Bu yol cesaret, sabır ve inanç ister.

Hayat bazen mal, makam ve servetle; bazen sağlık, yalnızlık veya aileyle bizi sınar. Bu sınavlar karşısında kişi sabırlı olmalı, mücadelesine devam etmeli ve yolda kalmaya özen göstermelidir. Küçük adımlarla bile olsa ilerlemek değerlidir. Çünkü yolda olmak, başlı başına bir gayretin ve samimiyetin göstergesidir.

Yapılan her işte, kurulan her cümlede ve çıkılan her yolda samimiyet, dürüstlük ve iyi niyet yer almalıdır. Kişi bu yürüyüşü sadece dünyevî başarı için değil, Allah’ın rızasını kazanmak için de sürdürmelidir.

Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Kim bir hayır işlemek niyetiyle bir adım atarsa, Allah ona bunu en güzel şekilde karşılık verir.” (Bakara, 2/261)

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurur: “Ameller niyetlere göredir. Herkes için niyet ettiği şey vardır.” (Buhârî, Müslim)

İmam Gazali de der ki: “Amel, niyetin çocuğudur. Salih bir niyet olmadan yapılan amel, kuru bir kalıptan ibarettir.”

Bu anlayışa göre, samimi bir niyetle atılan her adım Allah katında kıymetlidir. Karınca örneği bunun güzel bir ifadesidir: Ona “Nereye gidiyorsun?” denildiğinde “Hacca gidiyorum” der. “Bu hızla varamazsın” diyenlere ise şöyle karşılık verir: “Olsun, varamasam da yolunda ölürüm.”

Bu cevap bize önemli bir gerçeği gösterir: Hız değil, niyet ve yön önemlidir.

İbn Ataullah el-İskenderî’nin “Niyet doğruysa, az amel bile katlanarak değer kazanır” sözü de bunu pekiştirir.

İnsan yaptığı işlerin hemen sonuç vermesini ister. Fakat sabır olmadan bu yürüyüş tamamlanmaz. Peygamber Efendimiz şöyle der: “Kim sabrederse, Allah ona dayanma gücü verir. Kimseye sabırdan daha hayırlı ve daha geniş bir ikram verilmemiştir.” (Müslim)

Bu yürüyüş sadece bedensel değil; zihinsel ve kalbî bir yolculuktur. İnsan hem dış dünyada ilerler hem iç dünyasında olgunlaşır. Yürümek; sabrı, iradeyi, teslimiyeti ve umudu öğretir. Karşılaşılan her zorluk insanı biraz daha güçlendirir.

Yolda yürüyen kişi sadece engellerle değil, çevresinden gelen sözlerle de sınanır. “Boşuna uğraşıyorsun”, “Bu kadar çabaya değmez”, “Herkes denedi, kimse yapamadı” gibi yorumlarla karşılaşabilir. Bu sözler genellikle kişinin kendi korkularını, umutsuzluğunu ve yılgınlığını yansıtır. Ama senin yolun, başkalarının bakışıyla değil, kendi niyetinle şekillenir.

Bazı insanlar “İbadet etmeye ne gerek var, önemli olan kalp temizliği” ya da “Allah affeder” diyerek rehavete kapılır. Bu ifadeler zamanla ibadetleri ihmal etmeye, günahları hafife almaya ve manevî sorumlulukları yok saymaya neden olabilir. Elbette kalp temizliği önemlidir; fakat ibadet, kalbi temiz tutmanın ve Rabbiyle bağını canlı tutmanın bir yoludur. Bu yüzden kişi hem ibadetlerini hem de kalbini ihmal etmeden yürümeye devam etmelidir.

İnsanın hedeflerine yürürken umudunu kaybetmemesi, yılmadan ve sabırla ilerlemesi gerekir. Zamanla elde edilen başarılar kadar, o başarıya götüren yürüyüş de değerlidir.

Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “İnsan için ancak çalıştığı vardır.” (Necm, 53/39)

Adaletin, inancın ve hakikatin yoluna koyulanlar sadece sonuç peşinde koşmaz; iz bırakmak, faydalı olmak ve Allah’ın rızasını kazanmak için yürür. Zaman gelir, bu yol bedel ister. Hz. Hüseyin gibi Kerbela’da baş vermek de bu yola dâhildir.

Çoğu insan büyük hedeflerin uzağında yaşar; çünkü yola çıkmak cesaret ve inanç ister. Hedefe ulaşmak kaderin işidir. Ama yola çıkmak bir tercihtir. Bu tercihi yapanlar zaten kazananlardır. Çünkü varmak kadar yürümek de kutsaldır.

Sahi, siz yola çıktınız mı?

 

Kemal Kahraman

 

Zirve Değil, Yürüyüş Kutsaldır
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.