HİÇ’LİK DEĞİL PİÇ’LİK MAKAMI
Mehmet Remzi Tanış
Herkesin “bilge”, herkesin “siyaset bilimci”, herkesin “kanaat önderi”, “aydın” ve “barışsever” olduğu; herkesin her konuda uzman kesildiği bir ülke var mıdır sizce?
Hemen söyleyeyim: Aydınların ve özgürlüklerin ülkesi, insanının güzelliğiyle nam salmış huzur ve refah diyarı Türkiye!
Oysa gerçekler öyle mi?
Cehalet diz boyu, saygısızlık sıradanlaşmış, bencillik her yanı sarmışken; memleket şarlatanların ve birbirini aldatanların meskenine dönüşmüşken… Bu denli böbürlenmeyi, “dış kapının filozofu” olmayı ancak biz bu kadar kusursuzca başarabilirdik. Canla başla çalıştık, çabaladık ve sonunda başardık:
Yaşasın biz!
Şu manzaraya bir bakın:
Adam, okul yıllarından beri kitap kapağı açmamış; kimin ne olduğunu, neyin neden yapıldığını bilmez. Tarihten bihaberdir, medeniyeti bir sohbet mezesi sanır ama sosyal medyasında en büyük tarihçi edasıyla yorum yapmadığı konu, girmediği şekil kalmaz.
Bir diğeri, ömrü boyunca caminin yolunu sadece mecbur kaldığı cenazelerde bulmuş; ama Cuma günleri ve kandillerde müftülük makamına otururcasına ulema paylaşımları yapmaktan geri durmaz.
Kadın, kendi halinde mütevazı bir hayat sürerken sosyal medyasına girdiğinizde bambaşka bir profile bürünür; paylaştığı fotoğraflardaki teşhir uyanıklığıyla sanırsınız ki modern bir Afrodit…
Allah’ım, sen aklımıza mukayyet ol!
Bu neyin çabası, neyin peşindeyiz biz?
Bir durun yahu; biraz olsun düşünmeye çalışın. Nereye akıyorsunuz?
Kimi, neden mutlu etmeye çalışıyorsunuz?
Bu akışın sonu neresi, hangi literatürde yeri var bu saçmalıkların?
Hiçbir din görmemişliğe ve riyaya prim vermez.
Hiçbir uygar toplum cehaleti, sorumsuzluğu ve vurdumduymazlığı kabul etmez.
Hiçbir ahlak ve görgü kuralında bu zırvalıkların yeri yoktur.
Hiçbir aile, bireyinin kendini olmadık ortamlarda teşhir etmesine hoşgörüyle bakamaz; bunu ne topluma ne de kendine anlatabilir. Etik değildir çünkü.
Hiçbir devlet, kendi topraklarında kendisine kin kusanı ödüllendirmez; kanunlar toplumun refahı ve güvenliği için vardır.
Ey sanal dünyanın cehaletle “aydınlanan” insancıkları!
Hele bir söyleyin; amacınız ne?
Nereye sürükleniyorsunuz? Bir durun artık Allah aşkına ve düşünün:
Bu zavallıların neler yaptıklarını merak ediyorsanız söyleyeyim bana göre hiç’lik değil Piç’lik makamına kurulmuş Asalakça yaşıyorlar.
Sözü, tarih ve biyografi sahasında eşsiz bir şahsiyet olan Mahmud Kemal İnal’ın o meşhur nüktesiyle bitirelim. Kendisine sormuşlar:
— “Sizdeki bilginin çok azına sahip olmalarına rağmen, sizden çok daha fazla tanınanlar var. Bunun sebebi nedir?”
Üstat vakur bir şekilde cevap vermiş:
— “Ben bilmek için öğrendim, onlarsa bilinmek için!”
VESSELAM
