Gölgeyi Düzeltme Çabası

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gölgeyi Düzeltme Çabası

Günümüzde insanlar kendilerine yalan söylenmesinden hoşlanmazlar ama söz konusu kendi çıkarları olunca da başkalarına yalan söylemekten hiç çekinmezler. Bu davranış herkeste çirkindir fakat Müslümanlarda olması daha da çirkindir.

Bedelini ödemediğiniz şeyin değerini de gerçek manada kavrayamazsınız. Dolayısıyla başkalarını bu konuya nasıl entegre/kanalize edebilirsiniz… Kaldı ki başkalarını davet etmeniz anlamsız olacağı gibi toplumda karşılık da bulmayacaktır.

Cüneyd-i Bağdâdî rahimehullah; “Gerçek doğruluk, yalandan başka hiçbir şeyin seni kurtaramayacağı hususta da doğru söylemendir.” Diyor.

Arada sırada söylense de ve bu itibarla sanki zararı yok muş” gibi düşünülse de bozulan dil, karaktere dönüşür zamanla. Ve artık sıradanlaşır

“Ağzıma geleni söyledim” sözü genellikle zıvanadan çıkan, dengesini kaybeden, sinir anında söz söyleyenlerin kullandığı bir cümledir. Aslında bu, bir nevi yetmezliğin ve dahi acizliğin de sembolüdür.

İçinde birçok şeyi barındıran bu ve benzeri sözler, “güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” diyen bir Peygamberin (s.a.s) ümmetine yakışmaz elbette. Kaldı ki daha keskin örnek ve tavsiyeler de vardır.

Hz. İmam Ali’ye (k.v) nisbet edilen: “Mızrak yarası iyileşir / Dil yarası iyileşmez.” çok şey ifade eder.

Bu gelenekten gelenlerin diline çok dikkat etmesi gerek. Şayet bu gelenekten gelen toplum “yara” almışsa dillerine bakmaları elzemdir diye düşünüyorum.

Eğri olanın gölgesini düzeltemezsin… Boşuna uğraşma! Eğriyi düzelt ki gölgesi kendiliğinden düzeliversin…

Dilinizin ve dahi kalbinizin yansımasıdır sözleriniz. Zira büyüklerimiz; Kalp deniz, dil kıyıdır demişler. Madem öyle, denizde ne varsa kıyıya vurur… O vakit kelimelerden önce dilimizi hatta kalbimizi düzeltmemiz gerektir.

Konuşmadan önce kelimelerinizi seçin ve karşınızdaki insanda nasıl bir etki yapabileceğini hesaplayarak cümle kurun.

Hep söylediğim bir sözdür bu: Tartıya çıktığınızda göbeği içeri çekmek sonucu değiştirmez.

“Sözü tartmak” deyimi de bu minvalde değerlendirilmelidir.

Sesini değil sözünü yükselt. Sözün gücüne güç katanlara selam olsun.

{ M. Burhan Hedbi }