Mardin 1969 Sporda son durum
Mardin 1969 Spor, son üç sezonu ardı ardına aldığı Şampiyonluklarla vites yükseltip, 18 yıl aradan sonra 1.Lige yeniden “Merhaba” dedi.
Mardinspor’un son üç yılda yükselen başarı grafiği ve üst üste gelen üç ayrı şampiyonluk, şehre bayram havası yaşatırken futbol otoritelerinin de gündemindeki yerini koruyor. Birçok futbol otoritesi bu başarıyı konuşmayı sürdürürken, şehirdeki coşku asılı bayraklar ve flamalarla kendini hissettirmeye devam ediyor.
Genç ve idealist yönetim anlayışıyla hareket eden Başkan Rıdvan Aşar ile Asbaşkan Veysi Duyan’ın öncülüğünde; Rıdvan Aktürk, Polat Kasap, Ercan Ayanoğlu, Şirvan Erdem, Metin Kerelti ve Faruk Gökçen gibi isimlerin futbola duyduğu tutku ve Mardin’e olan güçlü aidiyet duygusu, bu tarihi başarının temel taşlarını oluşturdu. Elde edilen bu başarı, şimdiden Mardin’in futbol ve spor tarihindeki yerini altın harflerle yazdırmış durumda.
Daha önce görev yaptığı şehrin futbol takımının son şampiyonluğunda önemli rol oynayan ve spora verdiği destekle takdir toplayan Şampiyonlukların da valisi olarak da adlandırılan Mardin Valisi Tuncay Akkoyun’un, Mardinspor’un son iki şampiyonluğundaki rolü, katkısı ve desteğini de yeri gelmişken şuraya not düşelim.
Mardinspor’un şampiyonluk sevincini iliklerine kadar yaşamış ve bu kutlu yürüyüşün gazeteci bir tanığı olarak şunu rahatlıkla ifade edebilirim ki; elde edilen şampiyonluklar, İdareyle barışık, ne istediğini bilen – hedeflerine kararlılıkla yürüyen, istekli ve azimli bir başkan ile uyum içinde onun yanında duran güçlü bir yönetim anlayışının tezahürüdür.
Kemal Burkay’ın dizelerinde, Sezen Aksu’nun yorumladığı o güzel şarkıya atıfta bulunarak yazıma devam edeyim, şehre gelen şampiyonluk filmin mutluluğu şimdilik sürüyor. Asıl soru ise orta yerde duruyor;
Bu film pekişip bir güzel ormana mı dönüşecek, yoksa kelebeğin rüyası misali ikonik bir fotoğraf olarak hafızalarda mı kalacak?
Şampiyonluğun mimarı Rıdvan Aşar bey ile şampiyonluk maçının ardından ilk kez dün bir araya geldik.
Rıdvan başkanla selamlaşıp, sohbete koyulurken, geçen kısa süre içerisinde yaşadığı fiziki değişim dikkatimi hemen çekti. Solgun yüzü, ensesinde artan sivilceleri ve kilo kaybının sebebini sordum başkana.
Rıdvan Başkan: Neyden olacak ki abi sen biliyorsun, hepsi yaşadığım stresin etkisidir
Tahmin ettiğimden de mi zor diye sordum,
Başkan derin bir nefes çekerek, “Kadir abi bilmiyorum, iyi mi yaptık, kötü mü yaptık bilmiyorum. Mardin olarak kadim Bir medeniyet şehriyiz ama şu bir gerçek ki şehrimiz, şuan mücadele etmeye hazırlandığımız 1. Lig için birçok anlamda hazır değil sanırım.”
Başkanın sözlerine içimden hak vererek, sorularıma devam ettim,.Nedir canını sıkan başkan?
Hangisinden başlayayım abi, bildiğin sorunlar ve üzerine eklenen yasal prosedürün getirdiği resmi yükümlülükler.
Hiç mi iyi bişey yok?
Kadir Abi, takımı 4 yıl önce aldım, 4 yılda 3 şampiyonluk yaşadım, yaşadığım her şampiyonluk için neler çektiğimi, neleri yaşadığımı ben biliyorum ama her şampiyonluğun sevincini iki günden fazla yaşadığımı hatırlamıyorum. Hep sıkıntı, hep sorun. İyi bişey soruna bağlayacak olursam; Birçok Mardinli’den daha Mardinli olan Valimiz Sayın Tuncay Akkoyun var. Çok gayretli, Mardin ve Mardinspor sevdalısı bir valinin bize kattığı çok şey oldu. Her zaman bizi teşvik etti, cesaret verdi, moral verdi. Bizi de, şehri de, camiayı da şampiyonluk için motive etti ve nihayet yine şampiyon olmayı başardık. Ama yetmiyor kadir abi, senin gibi birkaç iyi yürekli dost, samimi bir şekilde destek olan işadamlarının desteği dışında ortada bişey yok. Oysa defalarca sen de yazdın, bizler de anlattık. Mardin 1969 spor hepimizin takımıdır. Kendine ben Mardinliyim diyen herkesin ortak soyadıdır.
Başkan tamamda her yıl karşılaştığımız sezon arasındaki sorunlardan farklı olan nedir?
Abi dedim ya hangisinden başlayayım; Bundan sonraki bütün resmi yükümlülükler FİFA standartlarına göre şekilleniyor. Stadımız elverişli değil, Tesislerimiz yetersiz. 10 gün sonra takım toplanacak daha transfere başlayamadık. Takım toplanacak kalacak binamız yok. Daha önce mücadele verdiğimiz 2. ve 3. Liglerden çok daha farklı, çok daha profesyonel resmi yükümlülükleri olan bir lige çıktık. Stadımızda yapılan incelemede; 130 madden oluşan eksikler tespit edildi. Bizi oyalayanlar var. işi zamana yayanlar var. Bunların giderilmesi lazım. En önemlisi ve zor olanı ise PASOLİG mevzusu. Bu sistemi stada kurmadan tribüne seyirci alınamıyor, dolayısıyla da sahada oynanamıyor. Çok masraflı bir sistem 40 milyonluk bir maliyete takabül ediyor. Futbolcularımıza uygun bir tesis binamız yok. Sayın valimiz Tuncay Akkoyun’un iyi niyetli gayreti ve desteği dışında yanımızda bu sorunların aşılması hususunda destek olanı göremiyoruz. Hadi desteği geçtim, köstek olanları görüyor. İşte bizi daha çok üzüyor, böyle olmamalı. Bu şehri hep birlikte bir yere taşıdık. Amatör olmaz dedik, 3. Lige çıktık. 3. Lig olmaz dedik 2’ye çıktık, 2’de yetmez bu şehre 1. Lig yakışır dedik ve çok şükür başardık. Ama inanki iyi mi yaptık onu halen çözmüş değilim.”
Peki başkan ne yapacaksın?
Abi, Vallahi ben de bilmiyorum. Birkaç günlük bir zaman tanı bana. Ne yapacağımıza hep birlikte karar vereceğiz.
Destek olmak bir tarafa da şehrin marka değerine köstek olanlar kimler.
Abi şimdilik bende kalsın. Bir hafta bekle abi. Önümüzdeki hafta gerekli açıklamaları yapacağım, konuşuruz!..
Ben yazı yazacam o zaman bu anlattıklarını yazayım mı?
Abi sen tecrübeli bir gazetecisin, ne yazacağının kararı senin, ben karışmam sen bilirsin.
MARDİN AYNI MARDİN Mİ KALACAK?
Evet, kısa süreli sohbetten edindiğim izlenim; Mardinspor’un kendi sahasında maç yapmama olasılığı başta olmak üzere birçok sıkıntının arifesindeyiz. Üstelik de söz konusu sıkıntıları aşmak için gerekli yeterlilikler TFF’nin talepleriyle de sınırlı değil. FİFA’nın standartlarıyla şehrin sorun çıtasını yükseltmiş durumdayız.
Bu bir anlamda şehrin marka değeri olan Mardinspor’un hangi aşamaya getirdiklerinin bir özetidir. Söz konusu özetin içerisinde gurur da var, kahır da!…
Birileri bu şehir için gecesini gündüzüne katsın, kimileri de kupa seremonisindeki ikonik fotoğrafa kellesini sokmak için yanındakine dirsek koysun.
Rıdvan Aşar’ın en büyük destekçilerinin başında Vali Akkoyun’un çabaları öne çıkarırken, şehir genelinde daha geniş bir destek mekanizmasının eksikliği burada da dikkat çekiyor.
Artık herkesin kendisine şu soruyu sormasının zamanı gelmiştir: Mardin için, Mardinspor için daha neyi bekliyoruz? Kimi bekliyoruz? Bu yükü birkaç idealist insanın omzuna bırakıp kafamızı kuma gömüp ne zamana kadar bekleyeceğiz.
Bugün gelinen noktada mesele yalnızca bir futbol kulübünün başarısı değildir. Mesele, bir şehrin ortak değerine sahip çıkıp çıkamayacağımızdır. Bunun için vakit kaybetmeden bir çözüm masası kurulmalıdır. O masanın etrafında siyasetçisi, bürokratı, iş insanı, sanayicisi, sivil toplum temsilcisi ve kanaat önderi yerini almalıdır. Herkes mazeret üretmeyi bırakıp elini taşın altına koymalıdır.
Çünkü Mardinspor artık birkaç kişinin sırtında taşınabilecek bir mesele olmaktan çıkmıştır.
Son söz
Dilerim ki; O mısralarda olduğu gibi gelen film orman olsun. Kelebeğin rüyasına dönüşürse hepimizin ayıbı olacak.
Şimdilik bu kadar
Kadir Üründü
