TÜRKYED Başkanı Çeçen: Çiftçimiz Kuraklığa Mahkum Ediliyor!
TÜRKYED Mardin İl Başkanı Orhan Çeçen, Mardin Ana Kanalı’ndan Mardin ovasına verilmesi gereken GAP sulama suyunun Harran Ana Kanalına aktarıldığı iddiasında bulundu.
Kısa adı TÜRKYED olan Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Derneği Mardin şubesi başkanı Orhan Çeçen, Mardin ovasını sulaması gereken GAP sulama suyu ile ilgili yaptığı açıklamada söyledi:
Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur,
Bugün burada, Mardin topraklarının can damarı olan, çiftçimizin, yerel üreticimizin ve binlerce köylümüzün geleceğini karartan teknik bir adaletsizliği, ekolojik ve ekonomik bir hukuksuzluğu kamuoyunun vicdanına sunmak üzere toplanmış bulunuyoruz.
TÜRKYED (Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Derneği) olarak temel misyonumuz; yerel kaynakların adil dağıtılması, tarımsal sürdürülebilirliğin sağlanması ve ekolojik dengenin korunmasıdır. Ancak resmi planlamalar ve elimizdeki somut veriler, Mardin halkının hakkı olan suyun ve yerel kalkınma potansiyelinin göz göre göre başka bölgelere kaydırıldığını ve bu duruma Devlet Su İşleri (DSİ) yetkililerinin sessiz kaldığını açıkça göstermektedir.
Rakamlar ve Uydu Görüntüleri Yalan Söylemiyor, Mardin’in Hakkı Gasp Ediliyor!
Devletimizin resmi planlamasına göre; Atatürk Barajı’ndan Mardin Ana Kanalı’na 204 m3/sn su gelmesi gerekmektedir. Ancak Harran ve Urfa kanallarına planın üzerinde verilen fazla sulardan dolayı, Mardin Ana Kanalı’na daha yolun başında sadece 150 m3/sn su bırakılmaktadır.
Mardin’in hakkından daha en başta yapılan bu büyük kesinti yetmezmiş gibi, bu 150 m3/sn suyun içerisinden de planlama dışı ve hukuksuz bir şekilde;
* Günışık sulamasına: 20 m3/sn
Yukarı Harran ek sahasına: 2 m3/sn
* Harran Üniversitesi’ne: 1 m3/sn
* Kaçak sulama ve buharlaşmaya: 15 m3/sn
* Harran Ana Kanalı Takviye-1 hattına: 15 m3/sn
* Harran Ana Kanalı Takviye-2 hattına: 13 m3/sn su illegal ve usulsüz yöntemlerle aktarılmaktadır.
Mardin Ana Kanalı’nda kalan yetersiz su; Viranşehir ve Derik ilçelerimizin işletme ihtiyaçları da düşüldükten sonra, Kızıltepe bölgesinde yapımı hızla devam eden {29.729} hektarlık tarım alanının sadece {15.569} hektarına yetebilecektir. Bu organize ihmal ve su hırsızlığı nedeniyle, geri kalan {14.160} hektar arazimizin sulama şebekesinin döşenmemesi ve projenin iptal edilmesi riskiyle karşı karşıyayız!
35 Köyümüz ve Binlerce Çiftçimiz Kuraklığa Mahkum Ediliyor!
Bu adaletsiz planlama ve su hırsızlığı yüzünden projenin iptal edilmesi demek, tam 35 mahalle ve köyümüzün haritadan silinircesine tarımsal üretimden koparılması demektir. Su hakları gasp edilen ve sulamadan faydalandırılmayarak cezalandırılmak istenen köylerimiz şunlardır:
Akziyaret, Işıklar, Karakulak, Kulduman, Yaylım, Hakverdi, Demirci, Demirler, Hocaköy, Çaybaşı, Karakuyu, Büyüktepe, Güneştepe, Koçlu, Dura, Akyüz, Kengerli, Çamlıdere, Işıkören, Yaşarköy, Ulaşlı, Belli, Orta, Yurtözü, İnandı, Gözlüce, Yolladı, Timurçiftliği, Harmandüzü, Büyükdere, Demirkapı, Sarıca, Sevimli, Atmaca ve Köprübaşı.
Yıllardır topraklarına can suyu bekleyen bu köylerimizdeki binlerce üreticimiz, birilerinin usulsüz rantı ve bürokratların vurdumduymazlığı yüzünden kaderine terk edilmiştir. Su gibi hayati bir kaynağın adaletsizce dağıtılması, TÜRKYED’in vizyon edindiği yerel kalkınma ve ekolojik adalet ilkelerine vurulmuş en ağır darbedir.
Feryadımızı Sayın Cumhurbaşkanımıza Arz Ediyoruz!
Bu açık hukuksuzluk, haksızlık ve ekolojik adaletsizlik karşısında; Mardin halkı ve mağdur 35 köyümüz adına şikayetimizi, raporlarımızı ve feryadımızı başta Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ediyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanımızın yerel kalkınmaya, milli tarımsal üretime ve su kaynaklarımızın verimli kullanımına ne kadar büyük önem verdiğini çok iyi biliyoruz. Ancak alt kademedeki bürokratların planlama hataları ve usulsüzlüklere göz yumması, devletimizin adalet anlayışına gölge düşürmekte, Cumhurbaşkanımızın “Ekilmedik bir karış toprak kalmayacak” vizyonunu ve yerel kalkınma hamlelerini açıkça baltalamaktadır. Mardin’in, doğamızın ve mazlum çiftçinin hakkının gasp edilmesine Sayın Cumhurbaşkanımızın asla müsaade etmeyeceğine inanıyor; bu adaletsiz su dağıtımına ve DSİ’deki bu ağır ihmalkarlığa bizzat müdahale etmesini kendilerinden yüksek sesle talep ediyoruz.
Mardin halkı üvey evlat değildir.
Toprağımızın suyunu haksızca başka mecralara akıtanlara göz yummak, bu ekonomik ve ekolojik suça ortak olmaktır. Yetkililere ve DSİ Genel Müdürlüğü’ne açıkça çağrıda bulunuyorum: Planlama dışı tahsisleri derhal durdurun, kaçak hatları kapatın ve projesi yarım kalma tehlikesiyle karşı karşıya olan 35 köyümüzün anayasal hakkı olan suyu acilen Mardin’e teslim edin!
TÜRKYED olarak, bu toprakların hakkını, hukukunu, doğasını ve her bir damla suyunu sonuna kadar savunmaya; köylümüzün ve çiftçimizin gür sesi olmaya devam edeceğiz. Adalet tecelli edene ve yerel kalkınmanın önündeki bu barikatlar kalkana kadar bu konunun takipçisi olacağız.
Saygılarımla,
Orhan ÇEÇEN TÜRKYED Mardin Başkanı

