Mehmet Şerif Öter

NEDİR BU?

featured

NEDİR BU?

Mehmet Şerif Öter

 

Bu acılar…

Bu cehalet…

Bu öfke…

Bu kin…

Bu nefret…

 

Yeter artık…

Gerçekten yeter…

 

Toplum olarak vicdanlarımızı kanatan, ruhumuzu karartan çok tehlikeli bir eşikten geçiyoruz.

İnsan hayatının böylesine ucuzlaştığı, öfkenin aklı esir aldığı, tahammülsüzlüğün sıradanlaştığı bir toplum düzeni; ne inancımıza, ne kültürümüze, ne de insanlık değerlerine yakışır.

İslam dinimizin en kutsal bayramlarından biri olan mübarek Kurban Bayramı’nın ikinci gününde, Kızıltepe ilçemizde yalnızca bir “yol verme” tartışması nedeniyle çıkan kavgada iki insanımız hayatını kaybetti, dörtü de yaralandı.

Düşünmek gerekiyor: Bir insanın ömrü, bir anlık öfkeye nasıl kurban edilebilir?

Bir bayram günü, nasıl böylesine büyük bir acıya dönüşebilir?

Son zamanlarda art arda yaşanan ve hepimizin yüreğini derinden yaralayan bu şiddet olayları; Mardin’in binlerce yıllık kardeşlik kültürüne, birlikte yaşama ahlakına ve kadim medeniyet ruhuna asla yakışmıyor.

Çünkü bu şehir; farklı dil, din, mezhep ve kültürlerin yüzyıllarca yan yana yaşayabildiği bir hikmet coğrafyasıdır. Mardin’in ruhunda kin değil sevecenlik, nefret değil sevgi, ötekileştirme değil insanı yaşatma anlayışı vardır.

Fakat bugün görüyoruz ki; öfke büyüyor, empati küçülüyor…

İnsanlar dinlemeyi değil bağırmayı, anlamayı değil suçlamayı tercih ediyor. En küçük tartışmalar bile ölümle sonuçlanabilecek bir karanlığa dönüşebiliyor.

Artık sadece konuşmanın, kınamanın ve temenni cümleleri kurmanın yeterli olmadığı açıktır.

Toplumun bütün dinamikleri; kanaat önderleri, siyasetçiler, eğitimciler, din insanları, aileler ve gençler ortak bir vicdan etrafında birleşmeli, sözde değil özde bir toplumsal seferberlik başlatmalıdır.

Çünkü ilgisiz kaldığımız her gün, yeni acıların sessiz ortağı hâline geliyoruz.

Allah rızası için artık kendimize şu soruyu sormalıyız: Bu bayram günlerinde binlerce hayvanı kurban ediyoruz;

fakat kinimizi, öfkemizi, kibirimizi, nefretimizi ve taşlaşmış nefsimizi Allah için kurban edebiliyor muyuz?

Oysa hakiki kurban; insanın içindeki karanlığı kesebilmesidir. Asıl teslimiyet; öfkeye rağmen merhameti seçebilmektir.

Asıl olgunluk; güç gösterisinde değil, kendini kontrol edebilme erdemindedir.

Unutmayalım ki;

öfke bir anlıktır, fakat bıraktığı yıkım bazen nesiller boyu sürer. Bir mezara sadece bir insan değil; annelerin duası, çocukların geleceği, ailelerin huzuru da gömülür.

Bayramlar; kırmanın değil onarmanın, ayrışmanın değil kucaklaşmanın, nefretin değil merhametin zamanıdır.

Bu toprakların yeniden huzura, sağduyuya ve kardeşlik iklimine kavuşması dileğiyle…

Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyorum.

Rabbim memleketimiz her türlü fitneden, şiddetten ve vicdan kararmasından korusun ve esirgesin.

 

NEDİR BU?
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.