Mehmet Nuri Alpaslan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yazarlar
  4. Kravatın Değişen Hikâyesi

Kravatın Değişen Hikâyesi

featured

Kravatın Değişen Hikâyesi

Mehmet Nuri Alpaslan

 

Bir zamanlar bir insanın boynundaki kravat, yalnızca bir kumaş parçası değildi.
O kravat; terbiyeyi, ciddiyeti, makamı, görgüyü ve temsil sorumluluğunu simgelerdi. İnsanlar birinin kravatına baktığında yalnızca şıklık görmezdi; onun taşıdığı kültürü, eğitimini ve bulunduğu makamın ağırlığını da hissederdi.

Kravatın tarihi de aslında bu ağırlığın hikâyesidir.
17. yüzyılda Fransızlar, Hırvat askerlerinin boyunlarına bağladıkları kumaşı dikkat çekici bulmuş, buna “Croate” demişlerdi. Zamanla bu kelime “cravate” hâline dönüştü ve bugün kullandığımız “kravat” ortaya çıktı. İlk zamanlarda bir askerî düzen ve aidiyet sembolü olan bu parça, ilerleyen yıllarda devlet terbiyesinin ve resmiyetin dili hâline geldi.

Özellikle bürokrasi, diplomasi, hukuk ve siyaset dünyasında kravat;
“Ben burada yalnızca kendimi değil, bulunduğum makamı da temsil ediyorum” mesajıydı.

Çünkü eskiden kravatı taşıyan insanların büyük kısmı gerçekten bir birikime sahipti. İnsanlar kravatı yalnızca boynuna değil, karakterine de takardı. Konuşması ölçülü, tavrı ağırbaşlı, sözü yerinde olan insanlar için kravat bir gösteriş değil; duruşun tamamlayıcısıydı.

Fakat zaman değişti.

Bugün artık bilgiye ulaşmak kolaylaştı, makam görüntüsü oluşturmak kolaylaştı, saygın görünmenin dışarıdan taklit edilmesi de kolaylaştı. Bu yüzden bazı insanlar için kravat; bir temsil kültüründen çok, bir “görünme aracı” hâline dönüştü.

Kimi olduğundan büyük görünmek için,
kimi eksik özgüvenini kapatmak için,
kimi yalnızca “önemli biri” hissi vermek için kravat taşımaya başladı.

İşte kravatın anlamı tam da burada değişmeye başladı.

Eskiden kravatı taşıyan insanın ağırlığı vardı; bugün ise bazı insanlar ağırlık kazanmak için kravat taşır oldu.

Bu yüzden günümüzde insanlar artık sadece dış görünüşe bakmıyor. Çünkü toplum zamanla şunu öğrendi:
Boyna bağlanan bir kumaş, insana otomatik olarak saygınlık kazandırmaz.

Gerçek saygınlık;
konuşmanın üslubunda,
bilginin derinliğinde,
karakterin sağlamlığında,
insanın ahlakında ve duruşunda gizlidir.

Bugün birçok entelektüel, güçlü ve toplumda karşılığı olan insanın kravatsız olması da biraz bundandır. Çünkü artık insanlar kendilerini kıyafetle ispat etme ihtiyacı duymuyor. Eskiden “kravat otoriteyi temsil ederdi”; bugün ise gerçek otorite çoğu zaman sadelikte kendini gösteriyor.

Elbette kravat tamamen değersizleşmiş değildir.
Hâlâ bir hâkimin üzerinde, bir devlet adamının kürsüsünde, bir diplomatın görüşmesinde ya da önemli bir törende kravatın temsil ettiği disiplin ve resmiyet vardır. Çünkü bazı makamlar kişisel rahatlıktan önce kurumsal temsili taşır.

Fakat günümüz insanı artık şunu daha iyi ayırt ediyor:
Kravat bir insanı büyük gösteremez; büyük insan kravatı da taşıdığı ortama anlam katar.

Belki de meselenin özü budur.

Eskiden insanlar saygın görünmek için kravat takıyordu.
Bugün ise gerçekten saygın olan insanlar, kravat taksalar da takmasalar da bulundukları ortamda ağırlıklarını hissettiriyorlar.

Çünkü vakar, boyunda değil; insanın karakterindedir.

 

Kravatın Değişen Hikâyesi
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.