Yılların En Güzeli: 1990’lar
Bazı yıllar vardır; üzerinden zaman geçtikçe eskiyen değil, anlam kazanan yıllardır.
1990’lar, hatırladıkça güzelleşen, uzaklaştıkça kıymeti daha iyi anlaşılan bir zamandı.
O yılları özel kılan şey, ne teknolojinin yokluğu ne de imkânların sınırlılığıydı.
Asıl mesele, hayatın ölçüsünü bilmesiydi.
1990’larda zaman acele etmezdi. Günler birbirini kovalamaz, insanlar yetişmeye değil,
yaşamaya çalışırdı. Sohbetin bir süresi, susmanın bir değeri vardı.
Söz, bugün olduğu gibi tüketilmez; tartılır, yerinde söylenirdi.
Filmler izlenirdi ama hemen unutulmazdı. Bir sahne günlerce konuşulur,
bir karakter üzerinden hayat tartışılırdı. Sinema, eğlenceden ibaret değildi;
düşünmeye açılan bir kapıydı. Müzikler ise sadece kulağa değil, hafızaya hitap ederdi.
Düğünler gösteriş için değil, birlik olmak için yapılırdı. Sofralar kalabalık,
gönüller rahattı. İnsanlar fotoğraf çekmekten çok anı biriktirirdi.
Okullarda bilgi kadar edep de öğretilirdi. Öğretmen, sadece ders anlatan değil;
örnek olan bir figürdü. Saygı, kurallarla değil, kendiliğinden oluşurdu.
Belki de 1990’ları güzel yapan en önemli şey hoşgörüydü.
İnsanlar aynı düşünmek zorunda değildi ama birlikte yaşayabiliyordu.
Bugün dönüp baktığımızda özlediğimiz şey zamanın kendisi değil;
o zamanın insanıdır. Belki de bu yüzden yılların en güzeli hâlâ 1990’lardır.
M. Nuri Alpaslan
