YAKIŞMIYOR SANA KIZILTEPE
Mehmet Sait Ekinci
Doğaya Uygun Yaşam
Bu evrende her varlığın yerine getirmesi gereken kendine has bir işi ve varoluş amacı vardır. Bu düşünce, Filozof Epiktetos’un insanın kendi doğasına uygun yaşaması gerektiğine dair meşhur benzetmelerinden biridir.
Bir yarış atının doğası gereği hızlı koşması, bir bülbülün ise güzel ötmesi gerekir. Buna benzer pek çok örnek verilebilir. Varlıklar bu temel işlevlerini yerine getiremediklerinde, yani kendi doğalarına aykırı davrandıklarında, içsel huzursuzluklarını ve mutsuzluklarını (talihsizliklerini) kendileri yaratırlar. Epiktetos bu düşünceyi insan için de uyarlar: İnsanın temel işlevi akıllıca yaşamak, erdemli olmak, doğayı anlamak ve akla uygun hareket etmektir. İnsan, bu potansiyelini kullanmadığında, aklının ve ruhunun gereklerini yerine getirmediğinde, kendi potansiyelinin altında yaşayarak gerçek anlamda “talihsiz” olur.
İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılda, dünyanın herhangi bir yerinde basit sebeplerden dolayı toplum içinde vurmaya, kırmaya ve hatta öldürmeye kadar varan olaylar sıklıkla yaşanıyorsa, insanın aklına hemen cahil toplum algısı gelir. Hâlbuki Kızıltepe denince mertlik, cömertlik, zenginlik ve nüfus oranına göre üniversiteye en çok öğrenci gönderen ilçeler arasında önemli bir yere sahip olmak akla gelir. Sosyo-kültürel profili hayli yüksek olan ilçe; yörenin kültürüne, ekonomisine ve siyasetine lokomotif görevi yapmakta, bölgeyi taşıyan üç sacayağından biri olarak görülmektedir. Buna rağmen yaşanan bunca menfur olayı bir türlü ilçeme yakıştıramıyorum. Onun için “Yakışmıyor sana Kızıltepe” diyorum.
Kızıltepe’nin adı ve şanıyla ilgili saydığım pek çok özelliğe rağmen, bu kadar olayın yaşanmasıyla arasında ciddi bir tezat olduğunu görüyorum. Kızıltepe’nin hiç hak etmediği bu görüntünün sebepleri araştırılmalı, sebep-sonuç ilişkisi net bir şekilde ortaya çıkarılmalıdır. Başta devlet erki olmak üzere üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları koordineli bir şekilde kapsamlı araştırmalar yaparak toplumu bu hâle getiren etkenleri tespit etmeli ve ivedilikle çözüm yolları üretmelidir. Bu, kanaatimce artık bir zorunluluktur.
