Sessizliğin Çürüttüğü Toprak: Kızıltepe’ye Vicdani Bir Çağrı”
Bu sabah Kızıltepe’mizde yaşanan taşlı, sopalı, bıçaklı kavganın ardından bir canımızı daha toprağa verdik; birkaç kişi de yaralı…
Artık hepimizin sorması gereken tek bir soru var: Neler oluyor bize?
Kızıltepe halkına açık çağrımdır:
Her gün bir başka kavganın, bir başka ölümün, bir başka acının yaşandığı ilçemizde, sanki her şey yolundaymış gibi sessizce oturmak bizi nereye götürüyor?
Bu sessizlik, bu kabulleniş bizi korumuyor; tersine, yarınki acıların kapısını aralıyor.
Bir an durup düşünelim…
Yaşanan cinayetlerin nedenlerine baktığımızda, çoğunun “eften püften” bahaneler yüzünden çıktığı apaçık ortada değil mi?
Peki hiç sorguladık mı bizi böylesine geren, böylesine gaddarlaştıran sebeplerin ne olduğunu?
Ben bir tanesini söyleyeyim: Aile terbiyesinden yoksun büyüyen bir gençlik…
Evlerimizin içinde birbirimize ayıracak birkaç dakika bile bulamaz olmuşuz.
Kendimizden esirgediğimiz zamanı, sosyal medya ekranlarında “fenomen” diye karşımıza çıkan, utanmazlık sınırını aşmış sahte idolere armağan ediyoruz.
Ekonomik sıkıntılar, para kazanma hırsıyla birleşip kör bir toplumsal hırsa dönüşmüş durumda.
Günümüz gençleri de bu boşlukta, sosyal medyanın özenti davranış biçimlerini benimseyerek, toplumsal ahlaktan kopuk eylemlere sürükleniyor.
Ahlaki temelleri çürüyen bir toplumda, şiddet eğilimi sadece sıradan bir davranışa dönüşmez; aynı zamanda yeni kötü örneklerin tohumu olur.
Ve biz, sanki hiçbir şey olmuyormuş gibi koltuklarımızda rahatça oturuyoruz…
Bu suskunluk bizi kurtarmıyor.
Bilakis, her gün yaşadığımız nahoş olayların yarın daha da büyümesine hizmet ediyor.
Artık bu olayları gündemden kaçırmak yerine çözüm için ne yapabileceğimize bakma zamanıdır.
Zira sosyal ahlaki dengenin bozulması, modern yaşamın işlevsizliğiyle birleşince, kırılgan ve tehlikeli bir toplumsal yapı ortaya çıkıyor.
Hukukun, etik değerlerin, ortak normların yerini çıkar çatışmaları aldığında; toplumun omurgası sarsılır.
Eğer bugün bilgili, ahlaklı, vicdan ve erdem sahibi gençler yetiştirmezsek, yarın daha fazla acı, daha fazla kavga ve daha fazla kayıp göreceğimiz bir gerçektir.
Bu nedenle Kızıltepe halkına açık çağrımdır:
Gelin, birleşelim.
İnsanımıza değer, etik ve ahlak eğitimlerini örnekleyen önder kişiler yetiştirelim.
Ailelere yönelik eğitimler ve seminerler düzenleyelim.
Köy odalarını yalnızca birer sohbet mekânı değil, eğitim ve toplumsal gelişim alanlarına dönüştürelim.
Aşiret yapısının güçlü yönlerini, özellikle de büyüklerin sözünün ağırlığını, toplumsal dengeyi korumak için avantaja çevirelim.
Bilinçli büyüklerin ahlaki telkinleri, aşiret gençlerinin davranışlarına yön verecek; en azından yanlışların önüne set çekebilecektir.
Kızıltepe halkına sesleniyorum:
Bu çağrının sadece kulaklarda değil, zihinlerde ve yüreklerde yer etmesini diliyorum.
Toplum olarak ahlaki çöküşün tedavisine bugün başlamazsak, yarın geç kalacağız.
Bugün çözüm arayışına girersek ise, yarın daha huzurlu bir Kızıltepe mümkün olacaktır.
Dr Haluk Saruhan
