Kemal Kahraman
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. HER DERDE DEVA BİR SÖZ: BU DA GEÇER YÂ HÛ

HER DERDE DEVA BİR SÖZ: BU DA GEÇER YÂ HÛ

featured

HER DERDE DEVA BİR SÖZ: BU DA GEÇER YÂ HÛ

İnsanlığın ortak hafızasında yer etmiş her derde deva bir söz vardır: “Bu da geçer yâ Hû.”

Hayatın değişmeyen tek gerçeği değişimin kendisidir. Hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. Dünya hayatı iniş çıkışlarla, sürprizlerle, acı tatlı anlarla dolu bir yolculuktur. İnsan kimi zaman sevinçlere, makama, servete kapılır; kimi zaman da hüzün ve çaresizlik içinde kalır. İşte tam bu noktada yüzyıllardır gönüllere huzur veren o söz hatırlanır:

“Bu da geçer yâ Hû.”

Rivayete göre Rumlar iyi veya kötü bir durumla karşılaştıklarında “k’afto ta perasi” dermiş. Bu ifade Farsçaya “în nîz beguzered”, Türkçeye ise “Bu da geçer” olarak çevrilmiştir. Zamanla bu sözün sonuna “yâ Allah” anlamındaki “yâ Hû” eklenerek “Bu da geçer yâ Hû.” şeklini almıştır.

Bu kadim söz çaresizliğin değil; Rabbine güvenmenin ve kalben teslimiyetin ifadesidir. Çünkü Kur’an-ı Kerim, “Şüphesiz her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” (İnşirah, 94/5–6) ayetiyle sıkıntının geçici olduğunu bildirir. Resûlullah Efendimiz de şöyle buyurur:

“Bil ki zafer sabırla beraberdir; sıkıntıyla kolaylık beraberdir; her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” (Tirmizî, Sıfatü’l-Kıyâme, 2516)

Hz. Ali (k.v.) aynı gerçeği şu sözle özetler:
“Dünya geçici bir gölgedir; ne sevinci kalıcıdır ne kederi.”

Bu söz, farklı kültürlerin ortak düşüncesini de hatırlatır. Antik Yunan filozofu Herakleitos da aynı hakikati şu sözle dile getirir:

“Hiçbir şey kalıcı değildir; değişim tek gerçektir.”

Abraham Lincoln’ün şu sözü de bu gerçeği destekler:

“Bu söz, ne zaman okunsa insanın hâlini anlatır; hem böbürlenmeyi dizginler hem acılara dayanma gücü verir.”

Bu yüzden bazı sultanlar bu sözü yüzüklerine kazıtmışlardır; insan bir bakışta hayatın dengesini hatırlasın diye.

Bugünün psikolojisi de aynı hakikati doğrular. Bilinçli farkındalık yaklaşımı duyguların gelip geçtiğini öğretir.

Psikologların kullandığı bazı yöntemler ise olumsuz düşüncelerin zamanla etkisini yitireceğini hatırlatarak insana dayanıklılık kazandırır.

Bu gerçeği en güzel anlatan hikâyelerden biri de Ferîdüddîn-i Attâr’ın aktardığı kıssadır:

Bir derviş, zengin bir adam olan Şakir’i ziyaret eder. Ayrılırken ona, “Bu kadar varlık içinde şükretmeyi unutma.” der. Şakir tebessüm ederek, “Hiçbir şey aynı kalmaz.” diye yanıt verir.

Yıllar sonra derviş tekrar geldiğinde Şakir’in fakir düştüğünü görür. Üzülür; fakat Şakir yine gülerek, “Üzülme, bu da geçer.” der.

Zaman geçer, Şakir yeniden zengin olur; ardından vefat eder. Mezar taşında yalnızca şu yazar:
“Bu da geçer yâ Hû.”

Ardından bir sel gelir; ne mezar kalır, ne iz, ne hatıra… Her şey sulara karışır.
Dünya imtihanlarının en güzel ilacı da işte budur:

“Bu da geçer yâ Hû.”

Kanuni Sultan Süleyman her hâlin geçiciliğini şöyle anlatmış:

“Gamına gamlanıp olma mahzun / Demine demlenip olma mağrur / Ne dem bâki, ne gam bâki, ya Hû.”

Günümüzün insanı hızın ve belirsizliğin arasında nefes almakta zorlanıyor. Kendini kaybolmuş hissediyor. Böyle zamanlarda “Bu da geçer” demek, kaygıların içinde sakinliği; belirsizliğin ortasında teslimiyeti; mutluluk anında ise şükrü hatırlatır. Bu kadim söz, çağın karmaşasında insanı yeniden kendine getirir.

“Bu da geçer yâ Hû!” diyen, ümidini koruyarak kendini teskin eder. Aynı Âşık Daimî’nin dediği gibi:

“Ne ağlarsın benim zülfü siyahım / Yusuf sabır ile vardı Mısır’a / Bu da gelir bu da geçer, ağlama.”

Bu fani hayatta varlık da yokluk da, cefa da sefa da, şöhret de afet da, hastalık da sağlık da, savaş da barış da kalıcı değildir.

Çünkü Kur’an-ı Kerim bize şöyle hatırlatır:
“Yeryüzünde bulunan herkes fanidir. Ancak celâl ve ikram sahibi Rabbinin zatı bakidir.” (Rahmân, 55/26–27)

Dert, keder, korku ve açlık; maldan, üründen, candan eksilmeler seni kuşatmış, çıkmaz sokakların karanlığına düşmüşsen bil ki, her şey geçicidir. Unutma, her hâl gibi bu da geçer. Zira hayat akar, değişir, dönüşür; ebedî olan yalnızca Hû’dur (Allah).
Hz. Ali (k.v.) şöyle der:
L

“Bazen üzül, bazen sevin; ama her zaman ölçülü ol. Çünkü dünya fânî, Allah bâkîdir.”
O hâlde derin bir nefes alın; nefes alırken “Bu da geçer”, verirken “yâ Hû” diyerek teslimiyeti hatırlayın. Yaşamın iniş çıkışları karşısında ümitsizliğe kapılma; gurura da yenilme. Çünkü her nefes, her acı, her sevinç, her duygu, her makam ya da mevki… kısacası her hâl geçicidir.

“Bu da geçer.” diyerek önce Allah’ı, sonra da sabrı, şükrü ve dengeyi hatırla.

Kemal Kahraman

HER DERDE DEVA BİR SÖZ: BU DA GEÇER YÂ HÛ
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.