Ramazan’da Ticaretin Vicdanı
M. Nuri ALPASLAN
Ramazan ayı yalnızca aç kalmanın, susuzluğa sabretmenin adı değildir. Ramazan; insanın kendisiyle yüzleştiği, vicdanını yokladığı, hayatını yeniden tarttığı bir muhasebe ayıdır. Bu muhasebe yalnızca ibadetle sınırlı değildir. İnsan hayatının her alanına dokunur. Ticaret de bu alanların en önemlilerinden biridir.
Çünkü ticaret, sadece malın el değiştirmesi değildir. Ticaret aynı zamanda güvenin el değiştirmesidir.
Toplumların tarihinde esnafın itibarı kazandığı parayla değil, koruduğu dürüstlükle ölçülmüştür. Bir esnafın terazisi yalnızca gramı tartmaz; aynı zamanda adaleti ve vicdanı da tartar. Hele ki Ramazan ayında bu hassasiyet daha da anlam kazanır.
Ramazan, paylaşmanın ayıdır. Yardımlaşmanın ayıdır. İnsanların birbirine merhametle yaklaştığı bir zaman dilimidir. Böyle bir ayda ticaret yapanların da bu ruhu taşıması beklenir. Çünkü Ramazan, yalnızca sofralarda değil, alışverişte de ahlakı hatırlatan bir mevsimdir.
Ne var ki zaman zaman bunun tam tersine şahit oluyoruz. Özellikle toplumun zor zamanlarında, afetlerde, depremlerde veya ekonomik sıkıntıların yoğunlaştığı dönemlerde bazı kişiler insanların çaresizliğini fırsata çevirebiliyor. Fiyatları yükseltmek, ihtiyacı kazanca dönüştürmek ve zor günleri bir ticari fırsat olarak görmek; ne ticaret ahlakına sığar ne de insanlığa.
Zor zamanlar kazanç fırsatı değil, insanlık imtihanıdır.
Gerçek esnaf bunu bilir. Gerçek tüccar, müşterisinin zor durumunu kazanç kapısı yapmaz. Gerçek ticaret, helal ile haram arasındaki çizgiyi titizlikle gözetir.
Ramazan ayı bize şunu öğretir: Rızkın bereketi kazancın büyüklüğünde değil, niyetin temizliğinde saklıdır.
Vicdanı ile cüzdanı arasında kalmadan ticaret yapabilen, rızkına razı olup şükreden esnaf toplumun en kıymetli insanlarıdır. Çünkü onlar yalnızca para kazanmazlar; aynı zamanda insanların güvenini ve duasını kazanırlar.
Anadolu’nun kadim esnaf geleneğinde Ahilik kültürü der ki: “Ticarette kazanç kadar ahlak da esastır.” Bu anlayış yüzyıllarca çarşıları ayakta tutmuş, esnafın kapısını güven kapısı haline getirmiştir.
Bugün de toplumun en çok ihtiyaç duyduğu şey vicdanlı ticarettir.
Ramazan ayı, dürüst esnaf için bir fırsat değil, bir bereket mevsimidir. İnsanların ihtiyaçlarını kolaylaştıran, fiyatı değil vicdanı büyüten, helali haramdan ayıran esnafın kazancı yalnızca kasasında değil, insanların duasında da birikir.
İnanıyoruz ki rızkına razı olan, helali gözeten ve fırsatçılığı reddeden esnaflar Allah’ın rahmetiyle ödüllendirilecek; ticaretleri bereketle artacaktır.
Çünkü iyilik, insanlığın karanlıkta kalan yolunu aydınlatan bir fenerdir. Dürüstlük ise o fenerin hiç sönmeyen ışığıdır.

Hocam elinize ağzınıza yüreğinize sağlık, dürüst esnaf için peygamberin (SAV)şöyle bir müjdesi var dürüst esnaf şehitlerle beraber dir ,bu düstur ile yaşamayı nasip etsin İnşaallah sevgi ile kalın.